kötüyüm...
7/6/2006
Nefes almakta zorlanarak uyandım…kendimi hiç iyi hissetmiyorum… boğazlarım acıyor, yutkunamıyorum, üşüyorum ve kafam sepet gibi… istesem de hiçbir şeye aklımı veremiyorum… telefonla konuşurken ne söylediğimi ben bile duymuyorum… Anlayacağınız Leylayım bugün, Gözlerim kapandı kapanacak….
Ne oldu bana bende anlamadım…uzun zamandır gayet enerji doluydum halbuki…L
Hasta olmak istemiyorum…Akşam olsun
Yorum (6) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
işte buradayımmmm :)))))
2/6/2006
Görüşmeyeli…
*Sıcaklar bastırdı,
*uğruna ölüp bittiğim meyve karpuz çıktı…
*kardeşim kendine saçma sapan bir iş buldu…çıkması için annem ve ben seferber olduk….
*Kayınvalidemlerden aldığım son bilgiye göre, bizden çok memnun kalmışlar…yakın bir zamanda tekrar gelmeyi düşünüyorlarmış….siz tatile gidin gelin, gelicez demişler aşkıma….hatta geçen geldiklerinde az kaldıklarına da pişman olmuşlar… zamansız gelmişler…yazın gelseler daha iii olurmuş…..falan da filan…..favori gelin ilan edildim anlayacağınız… L nereden çıktı şimdi bu yeniden gelme işi….ta Konyalardan…biz tatil dönüşü uğramayı düşünüyorduk halbuki….misafirperverlikte zaman zaman işe yaramıyormuş…son aldığım ders de geçmiş tecrübelerim arasında da yerini almış oldu!
*Tatile marmarise gitmeye karar verdik….(aşkım gece gündüz, internette otel araştırması yapıyor…. Ööööö geldi artık……) Bu akşam kısmetse erken rezervasyon için bir tur acentesine gidip bir sonuca bağlayacağız…İnşallah hallolur….
*Ayakkabı alma krizim tuttu yine….
* Mayıs döneminde birde hamilelik kuşkusu sardı içimi…. henüz beklemediğimiz bir şey olduğu için, aşkım ve ben öldük öldük dirildik…ultrasonda var dediler tahlillerde çıkmadı…
*Bu yaz evlilik patlaması oldu galiba, etrafımda ki herkes evleniyor….
*Mayıs ayı içerisinde rejim ve yürüyüş merakı sardı beni… Tırım Tırım aradıktan sonra internetten aldığım adımsayarımla, her öğlen ve akşam iş dönüşü servisten erken inip yürüyorum….ben yürüyorum o sayıyor kaç km oldu diye…süper bir şey… yürüyüpte adımsayardan haberi olmayan arkadaşlara duyurulur…3 kg vermişim…
*Yaz temizliğimde bitti giden misafirlerin ardından… Annem sağolsun yıkadı bütün halılarımı… Geçtiğimiz pazarda bütün akrabalar bendeydi…Kuran okutma organizasyonumda, yorgunluğumun tavan yapmasıyla son buldu… O kadar gebermişim ki pazartesi akşamı 19:30 da koltukta sızmışım…Hiç kalkmadan sabah açtım gözümü…
*şirketimiz yaza merhaba dedikten sonra genel müdürlük bünyesinde ki çalışanları için bir tekne organizasyonu şeeettirdi….sağolsun eşler, katılamadığı için de güzel olmasına rağmen aşkımsız gece çok yavan geçti… saat 01:00 olmuştu ben eve geldiğimde….
*Hımmmm bu arada uzun ısrarlarım sonucunda babacığımın evimin mutfak tarafına yaptığı, o güzel çamaşırlığın ardından….evde büyük boy her şeyi yıkamaya başladım. Balkonda o trişkadan kısacık çamaşırlıkta nevresimlerimi battaniyelerimi kuruturken yere değmesin diye sekiz oluyodum… inanılmaz rahatladım…küçükler yine eski çamaşırlıkta devam…uçar giderler sonra maazallah…
Görüşürüz yine ben buradayım yine…
Tatile gidene kadar, ara vermek yokkk bloğa….. J
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Görüşmeyeli neler oldu, neler…:) ben geldim hey millet…
8/5/2006
:))))) 20 Nisan….. Annem babamı affetti ve eve dönmeye karar verdi….mesaideyken aldım haberini….
22 Nisan cumartesi…Annemin daveti üzerine, akşam yemeğine misafirlerimizle birlikte gittik…. Sonunda kazasız, belasız halloldu da annemin evden ayrılma olayını çaktırmadık…( akşamın kritiklerini sonra annemle beraber kaynattık tabi ki…)
23 Nisan pazar…Aşkım okula çocuk bayramını kutlamaya gitti sabahtan… beni de sabahın köründe uyandırdığı için o saatten sonra Pazar uykumun içine edildiği andı… sabahın sekizinde uzun bir kahvaltı telaşının ardından, çamaşır, öğlen yemeğini pişirme, istenmeyen bacak tüyleri için bir kıl operasyonu derken, aşkım beyler teşrif ettiler…erken kalkınca şaka maka bir sürü iş hallettim…Yemeğimizi yedik ve sonrasında tören yorgunu olan aşkımdan bizi Çamlıca’ya götürmesi için ricada bulunduk ev ahalisi olarak…O da gezmeye dünden razı olan birisi olarak kırmadı teklifimizi ve götürdü çamlıcaya, attı bizi her yeri kaplamış o rengarenk lalelerin arasına…kendi de derse gitti… dönüşte de aldı bizi…aldatıcı bir güneş vardı ki sormayın….ayaz dan etkilenmemek için ha bire çay içtim boğaza karşı…eve geldiğimde de patlamak üzereydim….çaydannn!!!!
Akşam yemeği için fırında balık olayına girdim ve babamın tuttuğu palamutları buzluktan çıkarıp iftaharla sundum misafirlerimize… ben bütün gün lalelerin, aşkım tepsinin resmini çekmeyi ihmal etmedi…
26 Nisan Çarşamba, rahat olmalarına rahattılar da, evimde evim diyen misafirlerimiz hafta sonuna kadar kalmaya dayanamadılar… ha bir gün erken ha iki sonra gitseler bişey değişmezmiş…bizi görmüşler hasret gidermişler yetermiş…. Öyle dediler walla… çok söyledim bakın Perşembe, Cuma mesaim yok, daha çok zaman geçiririz… haftasonu da babam sizi tekenesiyle şöle boğazda gezdirir dedim ama dinletemedim…. Yazın tekrar gelirlermiş…..Çarşamba Akşamı yolcu ettik, aşkım Anne ve Babasının ardından bayağı bir ağlamaklı oldu.
27 Nisan & 28 Nisan: Biliyosunuz Antalya’ya gitmedim, gidemedim… onun yerine gidenlerin ardından Perşembe Cuma departmana bekçilik yaptım. Süper iki gün geçirdim onlar yokken… tek başıma geçirdiğim o yoğunluk bile mutsuz etmedi beni. Müdürsüz, Mesaisiz, misafirsiz süperdi… şirkette uzun zamandır takılmadığım arkadaşım aytencim şekercimle, Perşembe Beşiktaş, Cuma Taksim olmak üzere attık kendimizi dışarı…
29 Nisan cumartesi akşamüstü çıktık aşkımla dışarı… yalnız kalamamıştık kaç haftadır….Önce bir film izledik, ardından bilardo oynadık bir saate yakın, güzel bir cumartesiydi…. Alışverişimizi de yapıp eve döndük…. Ben yemek hazırlarken, o battaniyesini ve kumandayı almış, koltuğa yayılmıştı bile :( hep böyle zamanlarda erkek olmayı dilemişimdir Allah’dan
30 Nisan Pazar, sabah uykuya doyduktan sonra annemlerde aldım soluğu… Aşkımın Pazar günü çok yoğun bir planı olduğu için yalnız takıldım… Aşkım Bey dönüşte beni annemlerden alacağına söz verdiği için bekledim durdum…Lakin kendisi ben eve varmama 10, 15 dakika varken geliyorum bekle dediği için büyük bir çıngar çıkmasına neden oldu… O an ağzımdan birden bire -----Görürsün haftaya seninle hiçbir yere gelmeyeceğim annemle alışverişe çıkıcaz diyerek… posta koydum….( ne alışverişiyse artık… sırf intikam almak için,hem alışverişi, hem de onsuz takılmamı sevmemesi böyle bir şey uydurmama neden oldu)
Eve döndüğümde yine klasikleşmiş Pazar günü işlerini yaptıktan sonra yatışa geçtim…
Nisan'ın son on günüde böylece bitmiş oldu...
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
-Nerelerdeyim bennnn…
8/5/2006
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
bugünn
20/4/2006
Buradayım,,,, Her zaman oturduğum koltuğumda...
Öğlen şirketin yakınında ki parfümeriden de saç köpüğümü aldım, yemeğimi yedim ve yerime
geldim…
mesai düzeninde de sıra bana geldiği için bugün 9:30’ a kadar da tutsağım…
Çalış, çalış bitmiyecekmiş gibi geliyor....
Yorum (8) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
ertelendi :)
20/4/2006
Bugün Antalya’da olmam gerekiyordu, fekatttt haftaya da aynı yere departmanca tekrar gidileceği için iki toplantı birleştirildi ve bugün kiii toplantı yattı. Haftaya olana da aynı görevi yaptığımız diğer arkadaşımı götürüyorlar… bidaaa ki hafta iki gün yalnızım burada J J J J dualarım kabul olmaya başladı galiba… hiç içimden gelmiyordu gitmek… olmayacağını hissetmiştim sanki, bir rahatlık vardı içimde ama hazırlıkları yapmaya başlamıştım…
Koruyucu güneş kremimi bile almış, yazdan yaza giydiğim, her zaman üstüme bol olan yeşil takımımı giymeye karar vermiştim.…..Pazar akşamı denediğimde dar olduğunu gördüğümde ki üzüntüyü ve attığım çığlığı anlatamam… aldığım bu kilolar iyice rahatsız etmeye başladı beni…hep bu yaşadığım üzüntü, stres yüzünden ne zaman sıkılsam kendimi elimde bir abur, cubur, zıbırla buluyoyorum..... yemek yemek istemiyorummmm.... offfff :(((((
Yorum (0) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
bıktım artık şu işten...
19/4/2006
Dün akşam Bay Müdürümüz, mesaiye bugün herkes kalsın dedi…
Normal rutinde de Salı akşamları benim mesaiye kalma günüm olduğu için çok koymadı
böyle demesi, ama departman arkadaşım hem boğazları şişmiş hasta olduğundan hem
de evlenme hazırlığı içersinde olduğundan bütün gün söylenmiş durmuştu…inşallah bugün
mesaiye kalmam diye….
Müdürümüze ----bugün hepimizin kalmasına gerek var mı_? Diye sordu ve aldığı yanıt
karşısında bayağı bir üzüldü… Ben de o telefondayken bay müdüre söledim hemen….onun
kalmasına gerek yok…hem hasta hem de bugün işi var….size de söyleyemiyor… kalmasın
bence, ben hallederim bu akşam dedim… telefonu kapattığında hiç bir şey den haberi
olmayan arkadaşım tost söleyelim akşam için diyince….müdür atladı hemen “sen tost
söleme…. sinem senin için izin aldı”,,,,diye….. “kendi için izin almasa bile başkası için
alıyor sinem” diye de lafı soktu tabii her zaman ki gibi…. Ben de “----alışkanlık yaptı…ona
izin vermeseydiniz oturur ağlardım şimdi”….dedimmmm…iyi dedim valllaaa….kafam
yarıldı o günden sonra bana gönderdiği taşlar yüzünden…
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
biten haftaya şöle bir göz atalımmmm
17/4/2006
Çarşamba günü, ağlayarak yırttığım mesainin ardından, eve dönüşte erken indim servisten ve o çok istediğim kapişonlu pembe montu LCW’den aldım.Yanında da beyaz bir tişırttttt…
Perşembe akşamı, annişkomla beraber kardeşim geldi, bize kalmaya. Haftasonu gelecekler için, hem yemekler yaparız hem de ana kız biraz kaynatırız diye çağırdım o akşam… bissürü yemekler döktürdü annem her zaman ki gibi… Her ikisi de o akşam için onlara bir komplo hazırlayacağımı babamı da çağıracağımı düşünmüşler… Aslında, aklımdan böyle bir şeyi geçirmiş olsam da, ne yazık ki sinir sistemimin öyle bir geceyi geçiremeyeceğini düşünüp engellemiştim kendimi. Barıştırma operasyonu atlatacak gücüm yoktu… üstüme sinmiş yemek kokularının ardından, güzel bir duş alıp, diğer odada canımın parçası annem ve kardeşimin uyuduğunu bilmenin verdiği huzurla daldım uykuya o gece…
Cuma sıkıcı bir şekilde mesaiye kalma günüydü benim için, fakat sistem organizasyoncu arkadaşlar, bizim departmanın test yapacağı datayı öyle güzel hazırlamışlardı ki, 20:30’a kadar onu beklemekle geçti zamanımız, o vakitten sonra da sistem göçtü diyip, gönderdiler bizi. Tam bir geyikti anlayacağınız, o güzelim güneşli havada 17:30 da çıkmayıp şirkette avare, avare takıldık. Çıkmam yine dokuz buçuğu buldu tabiiii
Cumartesi sabah altıda dikilmek zorunda kaldık maalesef…. Aşkım almaya gitti annişkolarını… yedide bizdelerdi… uzun muhabbetli bir kahvaltının ardından uyumak istediler yol yorgunu oldukları için…ben de fırsattan istifade hemen yatışa geçtim tabiî ki… birkaç makine çamaşır yıkadım, yemekler yaptım evi sildim süpürdüm….sonra kayınvalideciğimle beraber çıktık cumartesi pazarımıza sebze, meyve alalım diye… talan ettik bütün pazarı eksik gedik ne var ise… eve döndüğümüzde girdim mutfağa, hem akşamın yemeklerini attım ocağa hem de buzluğa atılacak sebzeleri, mantarları, yıkama ve doğrama faslından sonra paketledim. Çıkan bulaşıkları hallettiğimdeyse çoktan akşam yemeği saati gelmişti… akşam da şöleeee bir oturup dinlendikten sonra katlanıcak çamaşırları ve bu haftanın ütülerini yapmak tam bir işkenceydi….anam ağladıııııı :( yarına iş kalmasın diye çektiğim çileye bakkkkk…
Ne de olsa yarın misafirler için, aşkım bey’le İstanbul ‘u gezdirelim diye plan yapmıştık….
Bi de yattıktan sonra neden yoruyosun kendini bu kadar demez mi….dedem yapacaktı… ben olmasaydım bunların hepsini…
Pazar sabahı kahvaltıdan sonra aşkım’ın ankarada ki abisiyle msn’den bağlantı kurduk….bizim web cam olmadığı için sadece biz onu gördük….aşkım o kadar heveslendi ki…öğleden sonra dışarı çıkıp carrefourdan hemen bitane web cam aldık….akşamda canlı bağlantıyı kurduk hemen Ankara’da ki iki abiyle de….bu durum annişkoların bayağı bir hoşuna gitti…. Üç oğluyla a özlem giderdiler….
Öğleden sonra da Çengelköy taraflarına doğru gittik… bol güneşli olmakla beraber, biraz sıkıcı ve yorucu bir hafta sonuydu… kendimle baş başa kalamadım… misafirlerimize annemle babamın durumunu söyleyemediğim içinde, görüşemedim hafta sonu onlarla… haber alamamak içimi iyice sıktı…..
Yorum (3) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
beklenen gün geldi çattı!
14/4/2006
Bu hafta sonu….
Fekatttttt gelin görün ki, geçtiğimiz hafta sonu evlenme yıldönümümüz de burada olmayı çok istemişler, ona göre planlamışlar gelecekleri zamanı, ama aksilik olmuş……!!!!! neyse ki!!!!!!! olmuş da gelemediler… nasıl bir zihniyettir bu evlenme yıldönümümüzü bizimle doğum günü gibi kutlamak hayret bişey yani… Aşkım öyle bişey olsaydı ben engellerdim, gelmezlerdi dese de benim huysuzlanmama yetti… ama ona hiçbir şey belli etmedim tabi. Artık ben mesaiye kalırken onlarda oğullarıyla hasret giderirler…
Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
tuhaflıklar....
14/4/2006
zırlamamın üstünden iki gün geçti…Müdürüm denen şahsiyet soruyor her sabah şimdi. Bugün nasılsın Sinem diye… Sanki bana karşı bir garipleşti, ilginç, ilginç suratıma bakıyor… Bu akşam uçakla şehir dışına çıkıyor. Hava biraz kapalı olduğu için başıma bişey gelmez inşallah dedi…sanki benim ona beddua ettiğimi düşünür gibi… başına kırk gün bişey gelirse benden bilecekmiş…sonra da şaka yaptığını söylemeyi ihmal etmedi tabi… çok tuhaf…